8/8/2008 - mtk maç raporu
MTK Maç Raporu
Fenerbahçemiz Şampiyonlar Ligi 2. Önleme rövanş maçında Macaristan`ın MTK ekibini deplasmanda 5-0 yenerek bozgunu uğrattı. Maçın yıldızı hiç kuşkusuz 4 gol atan Semih Şentürk`tü. Bu durum Maç Raporu sayfamızdaki maçın yıldızı anketimizde de kendini gösterdi. Semih Şentürk 583 oy alarak birinci olurken, onu 18 Oyla Kazım izledi. Birinci ile ikinci arasındaki farkın büyüklüğü Semih`in gerçekten de maçın yıldızı olduğunu kanıtlıyor.
Maçı İngiltere Futbol Federasyonu`ndan Mark Clattenburg yönetti. Hakemin öne çıkmadığı, tartışılmadığı bir karşılaşma oldu. Sadece bir iki tane bizim oyuncularımıza gösterilen sarı kartların ağırlığından yakınılan eleştiri oldu. Bu olumlu durum Maç raporumuzdaki hakem anketine de yansıdı, hakem taraftarlarımızdan yüksekçe sayılacak bir puan olan 5.8 puan aldı.
Teknik direktörümüz Luis Aragones bu rövanş maçında İstanbul`da oynadığımız sistem ve ilk onbirle sahaya çıktı. Bütün oyuncu değişikliklerini ikinci yarıda yaptı. 64. dakikada Alex ve Kazım çıktı, yerlerine Emre ve Burak girdi. Emre girdikten 2 dakika sonra 66. dakikada takımımzın kazandığı bir penaltı atışını gole çevirerek renklerimiz aytındaki ilk golünü attı.
Aragones 3. oyuncu değişikliğine 74. dakikada gitti. Flaş transferimiz Guiza`yı oyundan aldı, yerine genç forvetimiz İlhan Parlak`ı sahaya sürdü.
Takımımız aldığı bu 5-0 sonuçla MTK`yı toplamda 7 golatarak ve hiç gol yemeyerek eledi. Şimdi sırada Partizan var...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/7/2008 - manşetlerdeyiz
UEFA manşetlerindeyiz Fenerbahçemiz Avrupa'da ses getirmeye devam ediyor
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA) resmi internet sitesinde MTK Budapeşte maçı öncesi Fenerbahçemiz ve milli futbolcumuz Emre Belözoğlu'yla ilgili bir haber çalışması yer aldı. UEFA'nın resmi internet sitesinde manşetten okurlara aktarılan haberde, Luis Aragones ve Daniel Güiza gibi yıldız transferiyle Fenerbahçemizin Şampiyonlar Ligi'nde ilk maçına çıkacağı ifade edilirken, takımın yeni transferi Emre Belözoğlu'nun da İngiltere'de sakatlıklarla geçirdiği zamandan sonra İstanbul'a dönerek yeniden parlamayı hedeflediği belirtildi. UEFA editörleri, Emre'nin geçtiğimiz hafta 3 milyon 500 bin euro bedelle Fenerbahçemize 4 yıllık imza attığını hatırlatarak, milli futbolcunun 2001 yılında Galatasaray'dan ayrılarak Inter'e gidişini de okurlarına aktardılar. Inter'de, 'Boğazın Maradonası' diye tanımlanan Emre'nin takımının 2002/2003 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde yarı final oynamasında büyük katkı sağladığına da dikkat çekilen haberde, Emre'nin 2005 yılında 4 milyon 800 bin euro bedelle Newcastle United'a transfer olduğu ve 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'nde de milli takım kaptanı olarak boy gösterdiği hatırlatıldı. 27 yaşındaki futbolcunun son dönemde yaşadığı sakatlıklara da değinen UEFA editörleri, Emre'nin Fenerbahçemize transferiyle ilgili olarak, "Newcastle'da oynarken birçok transfer teklifi aldım. Ancak kulübümden ayrılmak istemedim. Sonra, Fenerbahçe bana çok ciddi bir teklif yaptı ve onlar benimle ciddi şekilde ilgilendiklerini gösterdiler. Ailemle Türkiye'ye dönme konusunu konuştum ve düşünmeksizin Fenerbahçe'yi tercih ettim" sözlerine yer verdiler. Haberde, Emre'nin sakatlık döneminden çıktıktan sonra Çarşamba günkü MTK maçında oynayıp oynayamayacağına da değinilirken yine Emre'nin, "3 hafta süren bir sakatlığım vardı ancak şimdi hiçbir problemim yok. Küçük bir sakatlıktı. İlk maç için kendimi hazır hissediyorum. Teknik direktörümüz kararı verecek ancak ben sahada görev alırsam en iyisini yapacağım" ifadelerine yer verildi. Kaynak: İHA | | |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/7/2008 - selam
selam arkadaşlar uzun bir aradan sonra döndüm şimdi buradayım.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/3/2008 - fenerbahçe
Tüm olasılıkların bittiği yerde ALEX başlar!
Dün gece İnönü Stadı'nda klasik bir destanın ayak izleri vardı. Sarı-lacivertli futbolcuların birbirine tutundukları halay gösterisi... Ve Fenerbahçe'nin attığı 2 golün yanı sıra, kaçırdığı net 6 pozisyon vardı. Bir solukta söylenince, sıradan bir rakam gibi görünebilir ama... "1-2-3-4-5-6" diye sayarsanız. Meselenin özü anlaşılır
* Bence dün gecenin en çaresiz resmi, Alex'in köşe atışlarında sol ayağına kelepçe vurulmuş, futbol dışı sahnedir. Polislerin, Alex'in köşe atışını zorlaştıracak kadar yakın durmasına mı bakalım? Polisler olmasa, Alex'in de her türlü saldırıya yakın durmasına mı? Böylesine zarif bir adama saldırı içgüdüsüyle yaklaşanlar utansın!
* Maçın başında Maldonado ve Kazım gibi özellikleri gizli iki adamla, Beşiktaş'ın şaşkınlık yaşadığını gördüm. Fenerbahçe'nin oyunu istediği gibi kontrol etme gücünü... Beşiktaş'a baktım, 3 stoperle oynuyordu. Büyük bir olasılıkla beraberliğe oynuyordu.
* Fenerbahçe'in ilk yarıda iki kanadı da tıkır tıkır işledi ama sağ kanat bir harikaydı. İbrahim Üzülmez'i yerle bir eden Kazım çıktı sahneye. İlk yarıdaki Kazım'ın bir yanı çarşamba gecesi için Anelka'ya selam yolluyordu. Öte yanı Beşiktaş'ın sol kanadını felç ediyordu. Ve maçın başında Fenerbahçe'nin golü geldi. Beşiktaş'ın 3 stoperli defansının arasından kafayı uzatan Alex, "Ben Souza" dedi... "Alex de Souza..." Alex'in vuruşundaki ustalık, Beşiktaş defansındaki birbirine paralel yanlışları da ortaya çıkaran bir ustalıktı.
* Beşiktaş'ın hücum zenginliğine büründüğü dakikalarda bile, iki takım arasındaki kalite ve kaleci farkını gördük. Rüştü'nün kaledeki duruşuyla Volkan'ın duruşu arasındaki fark, Fenerbahçe'nin çalınan yıllarının da belgesi gibi duruyordu. Orta alanın kara elmas diyarı olmasının ilk sebebi Mehmet Aurelio'ydu... Maldonado'yu bu kadar yalın ama bu kadar yararlı olmanın başucu kitabı yapalım. Gökhan Gönül'ü da alkış yağmuruna tutalım.
* Dün gece Fenerbahçe'nin istediği zaman, futbolun güzelliklerini nasıl yansıttığını gördük. Nasıl klas olduğunu. Ama aşırı güvenden kaynaklanan anlık hataların neler getirdiğini de gördük.
* Buna karşılık dün gece içi doldurulmuş gibiydi Kartal'ın... Dışı kandırılmış. Onlar inanmadıkları bir davanın koşuşturması içindeydiler. İbrahim Üzülmez'in yerine Ali Tandoğan'ı sahaya sürmek, Uğur Boral'ın çıkmasıyla, Fenerbahçe'yi sol kanadından yaralamak, Beşiktaş'ın dün geceki tek doğru yanıydı. Attığı gol de böyle geldi. Ama golün başlangıcıyla bitişi arasındaki hüner, Fenerbahçe'nin kendine geç kalan hatasıyla kardeşti.
* Beraberlik golünden sonraki zaman diliminde, Beşiktaş'ın kabaran bir iştahı vardı ama... Bütün olasılıkların bittiği yerde Alex başlar. Dün gece Beşiktaş'ı bitiren Alex'ti... Hem attığı gollerle, hem zarafetiyle... İnönü Stadı'ndaki karanlık tünelde, Alex'in ışığını görmeyen kaldı mı acaba? Kaldıysa çok yazık!
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|